Bir Kahve Kavurucunun Karantina Rehberi

Covid-19 virüsü hepimizin hayatını kilitledi. Salgın bir anda dünyanın her yerine yayıldı.

Herkesin uğrak yeri olan işletmelerin başında gelen kahve dükkanları, sosyallikten uzak durulması gereken bu zamanlarda salgın tedbirlerinin ilk uygulandığı alanlardan olunca bir kahve kavurucu ve işletmeci kendisine derhal “ne yapmalıyım” diye soruyor. Sorun sadece esnaflık, zanaatkarlık ve ticaret değil, herşeyden önce hayati!

Bizim için hikâye baristalarımızdan Cemil Köne’nin 2020 Mart ayı İtalya gezisinin salgın nedeniyle iptal olabileceği söylentisiyle Şubat ayının ikinci yarısında başladı. Ardından NBA’de sezonun askıya alınması, ülkemizde de bazı ülkelere seyahat kısıtlamaları gibi tedbir haberleri hem ülkemizden hem başka ülkelerden birbiri ardına geldi. Hal böyle olunca “neler oluyor” diye endişelenmeden edemedik. Kendi işletme/şirketinizdeki uygulamalarımızda hemen bolca temizlik, dükkâna gelen müdavim/müşterilerimize kolonya ikramı vs. bir sürü uygulamayı başlatmak çok sürmeden hayata geçti. Ama ya atölye?

Atölyeyi 2019 yazı içerisinde şimdiki yeri Akatlar’a taşıdığımızda meğer bugünlere hazırlık yapmışız da haberimiz yokmuş. Çünkü atölye üç katlı küçük bir bina. İki ayrı giriş çıkış kapısı ve ön arka bahçesi var. Kapanmak ve atölye üretimini sağlıklı kalarak devam ettirmek için ideal. Bunun için küçük bazı ayarlamalar yapmak yeterli oldu. Sonrasında 16 Mart Pazartesi günü gelindiğinde ise genel tedbirler kapsamında biz de kafe hizmetlerini askıya aldık. Yani dükkân salgın süresince kapalı olacak.

Şurası önemli ki; bu gibi süreçlerde bir sürü karar almalısınız. Hem de hiç gecikmeden, zamanında! Bu kararları almak için hep uyanık olmalısınız. Bir gıda maddesi ürettiğinizden rutinde de belirli bir düzen ve temizlik standardımız var ancak durumun ne olduğunu anlamak içinde bulunduğunuz an güç olabilir. Öte yandan her geçen gün gelen haberlerin gerçekliğini kavramalısınız. Bildiklerinizi ekiple paylaşmalı, gerektiği yerde kuralcı olmalısınız. Ama bazı kararlar var ki ekipçe alınmalı. Ekibimize bu konuda ne teşekkür etsek az.

Dükkân kapanınca ilk iş herkesin kahve stoğunu sağladık. Nasılsa biz atölyedeyiz ama baristalar, yönetici ve diğer arkadaşlar…? “Bu süreçten, önce sağlıklı çıkmalıyız” gerçeğinde mütabık kaldık. Bizce, bu kapitalist dünyada en önemli şeyi; “insan”ı unutmak pek kolay.

Peki Atölyedeki rutinler neler?

Öncelikle sosyal mesafe ve mekanın standart sterilizasyonu için dışarıdan kimseyi almayıp hep içeride kalmak, bunun için öncesinden yeterli erzak yüklemek (gidip market yağmalamaktan, deli gibi bencilce alışveriş yapmaktan bahsetmiyoruz) gerekliydi. Sonrasında her yeri ve her şeyi tekrar tekrar dezenfekte etmek… Artık kapalı kalsak da sürekli el yıkamak, CE 0149 veya benzeri maske kullanmak (İyi ki atölyede hep olan bir malzemeydi), paketleri sterilize etmek, bahçe ve atölye zemini temizliğinin sıklığı, kullanılan ayakkabıların ve kıyafetlerin sadece atölye içinde kullanılması, sıkça değişmesi ve temiz olması gibi önlemler hayatımızın bir parçası oldu. Beslenme rutini konusunda ise şanslıyız. Hepimiz kendi yemeğimizi yapmaya zaten alışığız. Normal zamanlardaki rutinimiz, işimizin bir parçası…

Durumu anlamak, uygun bir amaç geliştirmek, uygun yöntemler bulmak ve harekete geçmek. Hemen her günümüz planlı. Her saatin kolay ve uygulanabilir meşguliyetleri var. Uzayda, bir kapsülün içinde uzun zaman geçiren astronotların karantina tavsiyeleri de özetle böyle şeyler olması ne ilginç. Trump’ın “kendimi savaş zamanındaki bir Amerikan Başkanı gibi hissediyorum” demesi gibi biz de “uzayda izole astronotlar” gibi hissediyoruz vesselam. Hepimiz birer astronot gibiyiz.

Web Sitesinden Gelen Siparişler

Süreçte aklımıza takılan diğer konu, web sitesinden gelen siparişlerin nasıl hazırlanıp gönderileceği…? Zira hayat devam ediyor ve hele ki iyi kahve herkes için ihtiyaç. Üstelik işimizi böyle bir zamanda küçük de olsa devam ettirebilmenin yegane yolu gibi görünüyor… İşte, rutindeki düzen ve temizlik burada çok işe yarıyor. Siparişleri kendi paketi haricinde mutlaka başka bir kutu ya da karton poşete koyuyoruz. Gönderilen ürünün büyüklüğüne göre değişiyor bu. Sonrasında kargo şirketinin kendi poşetine koyuyoruz. Ambalajlar, kutular, paketler her daim yerli yerinde, korunaklı ve düzenli. Bu, onların hep steril kalmasını sağladığından büyük gönül ferahlığı demek.

Sonuç olarak, bahsettiğimiz üzere, kendimizi uzayda yaşamayı deneyimlemiş astronotlar gibi hissetmek mümkün. Bu sayede “Bir Kahve Kavurucunun Galaksi Rehberi”ni yazamasak da “Bir Kahve Kavurucunun Karantina Rehberi”ni yazabiliyoruz. Tıpkı “Kaptanın Seyir Defteri” gibi… Belki de bir yerlere bu sözle başlayan bir şeyler yazmalı. Ne dersiniz?

Sağlıcakla, evde kalın.

Bir cevap yazın